Kâinattaki birçok şeyin tesadüfen oluştuğunu düşünüyorum. En azından dışarıdan bakınca öyle görünüyor. Olaylar rastgele gelişiyor gibi. Taşlar düşüyor, yıldızlar çarpışıyor, canlılar değişiyor, şartlar dönüşüyor. İlk bakışta ortada büyük bir plan değil, büyük bir akış varmış gibi hissediliyor.
Ama burada beni düşündüren başka bir şey var:
Belki de tesadüfen oluşan olaylara tepki veren bir bilinç var.
Mesela iki taşın üst üste düşmesi tesadüfi bir olay olabilir. Bunun kendisinde bilinç olmayabilir. Ama kaynakta, derinde, görünmeyen yerde bir bilinç varsa; o tesadüfî olayı bir faydaya, bir sonuca, bir yapıya dönüştürüyor olabilir.
Yani bilinç, olayları tek tek eliyle kurmuyor olabilir. Belki elleri yok, kolları yok. Belki doğrudan müdahale etmiyor. Belki sadece bekliyor. Tesadüflerin gerçekleşmesini bekliyor. Sonra ortaya çıkan ihtimalleri yönlendiriyor, anlamlandırıyor, işe yarar hâle getiriyor.
İnsanlık da bu ikilemin arasında bölünmüş durumda.
Kimi insanlar, insan bilincinin ve insan bedeninin tamamen tesadüflerin uzun zinciri sonucunda bugüne geldiğini düşünüyor. Kimi insanlar ise her şeyin bir yaratıcı tarafından, en başından beri bir mimar titizliğiyle tasarlandığına inanıyor.
Peki ya ikisi de haklıysa?
Ya yaratıcı, her şeyi tek tek yapan bir mühendis gibi değil de; tesadüfleri bekleyen, onları kullanan ve yönlendiren bir bilinçse?
O zaman hem tesadüfe inananlar haklı olur, hem yaratıcıya inananlar.
Çünkü bir taraftan bakınca gerçekten her şey tesadüf gibi görünüyor. Olaylar dağınık, serbest ve kendiliğinden gelişiyor gibi. Ama diğer taraftan bakınca da bu dağınıklığın içinden sürekli bir düzen, bir anlam, bir sonuç çıkıyor. Sanki görünmeyen bir akıl, olan biteni sıfırdan üretmiyor da; ortaya çıkan malzemeyi işliyor.
Belki yaratmak, bizim düşündüğümüz gibi yoktan var etmek değildir her zaman. Belki yaratmak bazen beklemektir. Tesadüfleri izlemektir. Uygun an geldiğinde, ortaya çıkan ham maddeyi anlamlı bir bütüne çevirmektir.
Bu yüzden ben artık şu ihtimali daha güçlü buluyorum:
Kâinatta hem tesadüf var, hem bilinç.
Tesadüf olayları doğuruyor olabilir. Bilinç ise o olayların içinden yol, anlam ve sonuç çıkarıyor olabilir.
Belki de evrenin en büyük sırrı tam burada saklı:
Her şey ya tesadüf ya da plan değildir. Belki plan, tesadüfün içinden çalışıyordur.
Bulutların üzerinde oturup aşağıda istediğim olayların tesadüfen gerçekleşmesini beklesem, sonra da bu tesadüfler kütüphanesinden ihtiyacım olanları seçip birbirine bağlasam, istediğim sonuca ulaşırken sizin gözünüzde çok mu güçsüz görünürüm?
Peki ya bir sihirli değneğim olsaydı ve onu sadece sallayıp her şeyi bir anda gerçekleştirsem? Bu beni daha mı güçlü gösterirdi?
Biz ölümlüler için her şeyin bir anda oluvermesi büyük güçtür. Çünkü bizim zamanımız sınırlıdır.
Ama onun değil.
Yorumlar
Yorum Gönder