Ana içeriğe atla

Psikolojik Maske: Görünmeyen Ama Gerekli Bir Koruma

 Pandemi döneminde maske takmayı öğrendik. Çünkü biliyorduk ki, görünmeyen bir şey bizi hasta edebilir. Virüsleri göremiyorduk ama etkilerini yaşıyorduk.

Bugün fark etmemiz gereken başka bir gerçek daha var:
Görünmeyen sadece virüsler değil.

İnsanların duyguları, travmaları, öfkeleri ve korkuları da görünmez. Ama en az virüsler kadar bulaşıcı olabilir.

Bir insanın içindeki huzursuzluk, başka bir insanın zihnine sızabilir.
Birinin bastırdığı öfke, bir başkasının gününü mahvedebilir.
Birinin korkuları, bir başkasının özgüvenini kemirebilir.

Bu bulaşma fiziksel değil, psikolojiktir. Ama etkisi gerçektir.

Peki çözüm ne?

Toplumdan kaçmak mı?
İnsanlarla bağ kurmamak mı?
Herkese karşı duvar örmek mi?

Hayır.

Çözüm, görünmeyen bir maske takmak: psikolojik filtre.

Bu filtre üç şeyden oluşur:

1. Farkındalık
Her duygu sana ait değil.
Bir ortamda kötü hissettiğinde hemen “ben neden böyleyim?” diye sormak yerine, “bu bana mı ait yoksa bana mı bulaştı?” diye düşünmek gerekir.

2. Sınır Koyma
Herkesin duygusal yükünü taşımak zorunda değilsin.
Bazı insanlarla mesafeni korumak, bencillik değil; zihinsel sağlıktır.

3. İç Merkezini Korumak
Dış dünya kaotik olabilir. İnsanlar dengesiz olabilir. Ama senin içinde sabit bir nokta olmalı.
O nokta: değerlerin, aklın ve kendine olan saygındır.


Psikolojik maske, insanlardan kaçmak değildir.
Onların seni yönetmesine izin vermemektir.

Çünkü gerçek tehlike hasta insanlar değil,
başkalarının hastalığını fark etmeden kendi zihnine taşımaktır.

Ve en güçlü insan,
herkesten uzak duran değil,
herkesin içinde kalıp kendini koruyabilendir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PKK - ABDULLAH ÖCALAN (TÜRKÇE)

Abdullah Öcalan , PKK’nın (Kürdistan İşçi Partisi) kurucusu ve lideridir. Türkiye’de ve birçok ülkede PKK terör örgütü olarak kabul edilir. Öcalan, Türkiye’de yargılanmış ve çeşitli ağır suçlardan hüküm giymiştir. Türkiye’de Mahkemece Sabit Görülen Başlıca Suçlar Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak Türk Ceza Kanunu’nun en ağır suçlarından biridir. Silahlı örgüt yoluyla Türkiye’den toprak koparmaya teşebbüs kapsamında değerlendirilmiştir. Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek PKK’nın kurucusu ve lideri olarak örgütün tüm faaliyetlerinden sorumlu tutulmuştur. Binlerce kişinin ölümüne neden olan eylemleri planlamak ve talimat vermek Sivil, asker ve güvenlik görevlilerine yönelik saldırılar dahil. Silahlı isyan ve terör faaliyetlerini sevk ve idare etmek Türkiye içinde ve sınır ötesinde yürütülen silahlı faaliyetler. Adam öldürmeye azmettirme (çok sayıda olay kapsamında) Doğrudan değil, örgüt lideri sıfatıyla emir ve talimat yoluyla. Silahlı saldırılar, b...

Fotokopinin fotokopisi bir sözde diploma

  Noter ve Diploma İddiaları Türkiye siyasi tarihinin en tartışmalı dosyalarından biri, kuşkusuz 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sunulan üniversite diploması belgeleridir. Aradan geçen yıllara rağmen tazeliğini koruyan bu iddialar, sadece bir "eğitim durumu" sorgulaması değil, aynı zamanda hukuk, noterlik mevzuatı ve bürokratik işlemler yumağı haline gelmiş durumda. Bugün, bu iddiaların merkezinde yer alan o "noter tasdikli" belgeyi ve işlem sürecindeki soru işaretlerini mercek altına alıyoruz. İddiaların Odağındaki İşlem Akışı İddiaya göre süreç, hukuki usullerin dışına çıkan bir dizi olayla şekilleniyor: • Aslı Olmayan Fotokopi: İddianın temelinde, YSK'ya sunulan belgenin aslında bir diplomanın orijinali değil, "sahte olduğu öne sürülen" bir belgenin fotokopisi olduğu yatıyor. • Yetkisiz Teslimat: Belgenin, resmi bir vekaleti veya bu işlemi yapmaya hukuki yetkisi bulunmayan bir şoför aracılığıyla notere...

kemal kılıçdaroğlu

Diyor ki; “arınmamız lazım” sözde kendisi çok temizmiş ya… Tüm hayatı boyunca sadece iyilik yapmış biri gerçekten iyi midir? Hiç kötülük yapmamış biri gerçekten iyi midir? Gerçek iyi gerektiğinde iyilik için kötülük yapabilendir. Sırf sen ellerini kirletmeyeceksin diye masum insanlar cehennemde yanıyor. Bu senin temiz olduğun anlamına gelmiyor bu senin bencil olduğun anlamına geliyor. Masum insanlar cehennemde yanarken ben iyi olmayı bırakıp elimi pisliğe daldırınca kötü mü oluyorum? Yoksa fedakar mı?! Sen üstünü başını temiz tut aman kirlenmesin ellerin! Kuralların herkes için eşit işlemediği bir dünyada yaşıyoruz. Bazıları için hukuk vardır; bazıları için ise hukuk, yalnızca başkalarına uygulanacak bir araçtır. Bir taraf en küçük hatasında cezalandırılırken, diğer taraf neredeyse sınırsız bir özgürlüğe sahiptir. Böyle bir düzende rekabet adil değildir; zarlar en başından hilelidir. İşte bu yüzden insan kendine şu soruyu sormaya başlar: Böyle bir ortamda ahlaklı kalmak gerçekten erdem...