Yusuf kıssasında beni en çok düşündüren sahnelerden biri, firavunun gördüğü rüyanın saraydaki tapınak rahipleri tarafından yorumlanamaması meselesidir. Geleneksel anlatıda bu durum, rahiplerin rüyayı tabir edememesi olarak aktarılır. Ancak ben bunun böyle olduğuna pek inanmıyorum.
Benim rüyalara bakışım farklıdır. Bana göre rüyalar sadece zihnin rastgele görüntüleri değildir. Evet, insan psikolojisinin ürettiği rüyalar vardır; fakat bazı rüyalar gerçekten geleceğe dair işaretler taşır. Bu nedenle rüya tabiri, özellikle eski dünyada yaşayan insanlar için son derece önemli bir bilgiydi. Antik toplumlarda tapınak rahipleri rüya yorumlama konusunda eğitilmiş kişilerdi ve bu alanda ciddi bir bilgi birikimine sahiptiler.
Bu yüzden firavunun rüyasını gerçekten anlayamamış olmaları bana pek inandırıcı gelmiyor.
Benim düşünceme göre mesele bilgisizlik değil, siyasetti.
Tapınak rahipleri sarayın içinde güçlü bir sınıftı. Firavunun gördüğü rüyanın yorumu ise sadece sembolik bir anlam taşımıyordu; aynı zamanda büyük bir ekonomik ve siyasi karar gerektiriyordu. Yedi yıl bolluk ve ardından gelecek yedi yıl kıtlık fikri, merkezi bir tahıl politikası ve güçlü bir yönetim planı anlamına geliyordu. Böyle bir planın uygulanması ise doğrudan firavunun gücünü artıracak bir durum yaratabilirdi.
Bu yüzden rahiplerin rüyayı yorumlamadıklarını değil, yorumlarını paylaşmamayı tercih ettiklerini düşünüyorum.
Belki de “bu karışık rüyadır” diyerek sorumluluktan kaçtılar. Belki de firavunun elini güçlendirecek bir bilgiyi ona vermek istemediler.
Tam da bu noktada Yusuf’un tavrı hikâyede bambaşka bir anlam kazanır.
Zindanda bir mahkûm olmasına rağmen rüyayı hiç tereddüt etmeden yorumlar. Üstelik bunu yaparken özgürlüğünü pazarlık konusu bile yapmaz. Sadece gördüğü gerçeği açıklar ve ardından sessizce geri çekilir.
Bana göre bu sahnenin asıl gücü burada yatıyor: Bilgiyi çıkar için saklayanlarla, bilgiyi karşılıksız paylaşan bir insan arasındaki fark.
Firavun da tam olarak bunu fark eder. Yusuf’un rüyayı yorumlama yeteneğinden çok, onun bu karşılıksız tavrından etkilenir. Ve hikâyenin kaderi o anda değişir.
Yorumlar
Yorum Gönder